12 Aralık 2017 Salı

sencil

karnımda bir şey üşüyor

11 Aralık 2017 Pazartesi

bugün hep pazartesi

bugün o kadar pazartesi ki
dünya dönüyor düşün
caddelerin en ortasında pazartesi
lambaların kırmızısı
gökyüzünün mavisizliği

o kadar pazartesi ki bulutlar
toz bulutları gibi

gökdelenlerle çarpışan martılar altında
evsizliklerinden çıkıp gelen insanlar
yolsuzluklarından
işsizliklerine

birikip durdukları
dört yapraklı yonca şanssızlıkları

günaydın günaydın
son ödeme tarihi geçmiş sabah
günaydın güneşin gecikme faizi
günaydın alışverişe benzeyen nefesim

it's so monday, so bloody monday

                                               İstanbul - 11.12.2017

kırıntı

çiçeklerin gömüldüğü odadan
çıkıp geliyor, homurdanıyor zaman
çıkıp geliyor ellerinde tohumlar

                                                (İstanbul - 11.12.2017)


29 Kasım 2017 Çarşamba

kırıntı

sular birikti
kapandı içime
çiçeğe son veren yağmur

dev bir gölgeydi gece
bir devin gölgesiydi
yayılan bir yalnızlıktı zaman

oyalanıyordum
ölümüne bekliyordum
dolanıyordum etrafında
ölümün

uyanalım
sessizlik bozulsun

                                                   (İstanbul - 29.11.2017)

31 Temmuz 2017 Pazartesi

kırıntı

son parmağımın ucuyla
son anda dokunduğum
yitip gitmekten yorulmayan zamanın
o en kırışık anı

içimde dalgalanan

                                     Güneşli - İstanbul, 31.07.2017

26 Temmuz 2017 Çarşamba

zaten

bu kadar zaman sonra
hiç olmadığın kadar yoksun
bu dinmez boşluklar
ellerim
ellerimmiş
meğer

dokunmadığın her yer
gölgeli, yaralı ya da solgun
bütün dünya
yoksun
yoksun
zaten
                              Güneşli - İstanbul, 26.07.2017

24 Ocak 2017 Salı

kırıntı

çeşitlilik yüzünden
bu hayali ellerim
boşluğu avuçlayan

15 Haziran 2016 Çarşamba

araf

bir çöl ova
sonu başı belli değil
benim bu ovada evim yok
bir güneş var
kudurması kendine
sarmaşıkların altı var
ısınmaktan kaçtığım
bu ovada gidecek yerim yok

benim yatacak yerim yok
büyük sıçrayışlarda
ben hep uyumayı beklerim
evrenin kusmasını beklerim üzerime
bundan başka örtüm yok
benim kaçacak yerim yok
kendimden başka

bir tepe kum
sonu başı belli değil
benim bu kumda yürüyesim yok
bir güneş var
acısından kudurtan
benim bu kumda gömülesim var
bir yerlerde saklanasım var
kendimden başka

bir gök bulut
içime kaçası gelmiş
bir pamuk tarlası
gözlerime soktuğum
gözlerime tıktığım
yeni bir karanlık sadece
hep yeniden tanımadığım
aynı mutlu son
aynı suda yıkadığım saçlarım

benim içecek zehrim yok
kendimden başka

                                        Bursa - 15.06.2016

süpür

ölü çiçekler öldü sabah akşam
ölü yağmurların susuzluğundan ölmüş
ölü ağaçlardan ölü rüzgarın kopardığı
ölü yaprakları süpürdüm

süpürdüm yağmurları
süpürdüm bulutları gökyüzünden
süpürdüm yüreğimden umutları
ölü çiçekler öldü sabah akşam
bir ben kaldım

                              Bursa - 15.06.2016

11 Haziran 2016 Cumartesi

kırıntı

havasız denizde
vakit yok
soluk almaya vermeye
kısa ömür

ama geçmez bazen
geçmek bilmez

havasız denizde
nefessiz gemi
dünya küçücük
yol bitmek bilmez

(Bursa - 11.06.2016) 

tekila

tekila shot
içim ısın
içim yan

güzeldin
ama çok zaman geçti
içim yan
öyle bir ateştin ki
yangın yeriydin
ama her ateşi söndürür zaman

bu dudaktın
bu gözlerdin
nereye ölüyorsun
nereye gidiyorsun
zaman

                                 Bursa - 11.06.2016


3 Haziran 2016 Cuma

;

beraber ölüşümüz
topraktan sonra nokta
toprağa gülüşümüz
noktadan sonra virgül
içimizde bir çocukla
hayata dönüşümüz

                          Bursa - 03.06.2016