22 Mayıs 2018 Salı

kırıntı

ölecek insanlarla aynı odada
gülüyor, konuşuyor, yutkunuyoruz
ölüm susuyor dinliyor ama sonunda
bir tek o konuşacak

yüksek çekim

çiçekleri ezmeden zor
o yalçın dağa tırmanmak
kuşları ürkütmeden zor
o kızıl meyveyi koparmak
beni durdurma
başım dönüyor
düştüm kalktım tırmandım
beni durdurma
yaralandım
boyun eğdim tırmandım

ateşi kucakladım
içime sıçradı duman
can gitti
sonsuz çölün kıyısında ormandım

su bitti

                                                          İstanbul - 22.05.2018

16 Nisan 2018 Pazartesi

kırıntı

kıyısız bir ırmağın ortasında
yıldızsız, bulutsuz, kimsesiz

o sarı çizgileri
şeritleri
çiçek özleri
beni

sonunda kıyıya vurdum

22 Mart 2018 Perşembe

kırıntı

rakamlara,
inip çıkan grafiklere,
sayıların dansına
aşkla bakıp,
kendini kaybedip
hipnoz altında
uyuşuk bir enerjiyle
patlamayla baygın
dökülüyor
yanıp tutuşuyorum

28 Aralık 2017 Perşembe

kırıntı

sonra gecenin bir yarısı bir şey olur
bir ihtiyaç olur
ellerini çözer basıp gidersin
gökyüzünü seyretmeye gidersin
kayısılar dallarından kurtulur
rüzgar çarpar bulutları döndürür
tanıdığın tüm yıldızlar yok olur

12 Aralık 2017 Salı

sencil

karnımda bir şey üşüyor

11 Aralık 2017 Pazartesi

bugün hep pazartesi

bugün o kadar pazartesi ki
dünya dönüyor düşün
caddelerin en ortasında pazartesi
lambaların kırmızısı
gökyüzünün mavisizliği

o kadar pazartesi ki bulutlar
toz bulutları gibi

gökdelenlerle çarpışan martılar altında
evsizliklerinden çıkıp gelen insanlar
yolsuzluklarından
işsizliklerine

birikip durdukları
dört yapraklı yonca şanssızlıkları

günaydın günaydın
son ödeme tarihi geçmiş sabah
günaydın güneşin gecikme faizi
günaydın alışverişe benzeyen nefesim

it's so monday, so bloody monday

                                               İstanbul - 11.12.2017

kırıntı

çiçeklerin gömüldüğü odadan
çıkıp geliyor, homurdanıyor zaman
çıkıp geliyor ellerinde tohumlar

                                                (İstanbul - 11.12.2017)


29 Kasım 2017 Çarşamba

kırıntı

sular birikti
kapandı içime
çiçeğe son veren yağmur

dev bir gölgeydi gece
bir devin gölgesiydi
yayılan bir yalnızlıktı zaman

oyalanıyordum
ölümüne bekliyordum
dolanıyordum etrafında
ölümün

uyanalım
sessizlik bozulsun

                                                   (İstanbul - 29.11.2017)

31 Temmuz 2017 Pazartesi

kırıntı

son parmağımın ucuyla
son anda dokunduğum
yitip gitmekten yorulmayan zamanın
o en kırışık anı

içimde dalgalanan

                                     Güneşli - İstanbul, 31.07.2017

26 Temmuz 2017 Çarşamba

zaten

bu kadar zaman sonra
hiç olmadığın kadar yoksun
bu dinmez boşluklar
ellerim
ellerimmiş
meğer

dokunmadığın her yer
gölgeli, yaralı ya da solgun
bütün dünya
yoksun
yoksun
zaten
                              Güneşli - İstanbul, 26.07.2017

24 Ocak 2017 Salı

kırıntı

çeşitlilik yüzünden
bu hayali ellerim
boşluğu avuçlayan