21 Ekim 2013 Pazartesi

kırıntı

beni sensiz düşünemezsin
oysa ben
kimi düşünüyorum seni hayal ettiğimde
yalnız gibi görünmeyen
yalnız yıldızları mı?

(İstanbul / Pendik - 21.10.2013)

20 Ekim 2013 Pazar

I'm way out of town

şehrin dışının dışındayım

kusmuğunda boğuluyor görüyorsun
yüreğime indiriyor yumruklarını
ruhumun gediklerinden geçip
küçük kelebekler gibi emekleyerek
kuzeyin soğuğunu yararak

bu evlerden çıkıyorlar
üzerimize basıp
kıt yağmurlarımızı çiğneyip
çürük bedenlerimizde soluklanıp
kendilerini zorluklarından
kendilerini ölümlerinden varediyorlar

buzla kaplı limanların pusundan sıyrılıp
sıcak bir bacakarasına dönüşüyor avuçları

tutamadığım zaman ellerini
tutamadığım zaman sözlerimi
yuvarlanıp dururdum boşluğuma
kendi üzerime sarıp arsızlığımı

gizemli ormanların ürpertisinde
bakardı dipsiz gözleri
öylece oturduğu yüreğinin dibinden

bir rahibeye sarılır gibi
şehirlerini sarmalayan bu limanların
doğurduğu

bak geçip duruyor içinden
istilacı ordular gibi
şaklatarak sesini yaralı yüreğimde

öte yandan nereden geldiler buraya?
kimler sürdü
tarlalar gibi çizgi çizgi
dirildiler

bir kapı gibi açardı da göğsümü kolaycacık
dayanırdı ruhuma
soğuk ellerinden bilirdim geldiğini

rahatsız edici rahatlığıyla
bu bir bumerang dedi
geri gelecek dedi
başından attığında

batıyordu gökyüzü
batıyordu göğsüme
sesini duymazdım
sessizliğini duyduğum kadar

çiçekler öterdi
içimin dinmeyen yağmurları altında
içimin dinmeyen sessizliği altında
yüreğimin kendini kıpırdatan uykusu
gözlerinin karanlık ışıltısı altında
eziliyor içimde buluttan kanatları
içimin dinmeyen yağmurları
aşkını içime saçıp
tohumlayıp sensizliği
büyütecek durmadan

(Helsinki - 20.10.2013)

19 Ekim 2013 Cumartesi

kırıntı

yaprak hışırtıları altında
yıldızlar
güneşin gölgelediği çığlıklarıyla
üstümüze akıtır karanlıklarını
bir rüzgarın fısıldadığı ıslık
kırık bir heykel gibi dondurur
kışlarımı
giyinir üzerine yalnızlıklarımı
aklıma dökülen bu paslı evren

(Helsinki - 19.10.2013)

17 Ekim 2013 Perşembe

kırıntı

kokulardan ölürdüm
damla damla sızardı
ruhuma, yüreğime

(Riga - 17.10.2013)

1 Ekim 2013 Salı

kırıntı

içimde bir öksüz balık kaldı
kanatları rüzgarları süpüren
yüzgeçleri dalgalarda köpüren
solgun yetim kuşlar kaldı

(Bursa - 01.10.2013)

26 Eylül 2013 Perşembe

kırıntı

beni öpücüklerle oyalar
öpücükten izler bırakır yüreğimde

yeterince dinleyemediğim
eski şarkıları hatırlatır bana

(Bursa - 26.09.2013)

20 Eylül 2013 Cuma

kırıntı

dudaklarımı sende unutmuşum
aceleyle pencereden çıkarken

(Bursa - 20.09.2013)

29 Ağustos 2013 Perşembe

kırıntı

bütün kelimelere dargınım
içimdeki düşleri öldürüyorlar

(Bursa - 29.08.2013)

16 Ağustos 2013 Cuma

kırıntı

çiçeklerin kanı içime doldu

(Bodrum - 16.08.2013)

13 Ağustos 2013 Salı

yarım gemi

Tunçtan kalkanları ve çocuksu öfkeleriyle
Uzak ülkelerin garip diyarlarından
Gemilere yükleyip korkularını
Besliyorlar umutsuzca umutlarını
Ateş basmış kalplerinin damarlarından

Taşınmaz bir yüreğin ağırlığı içinde
Ulaşılmaz bir ufkun karanlığı içinde
Gemiler yarım kalır, dalgalar yarım kalır
Bakire bir denizin kızgınlığı içinde
Anılar alev alır

                                             - Tuğba'ya çifte ilkleme (akrostiş)-
                                             Bodrum - 13.08.2013

çift yürek

başlıyor adımlarım bak büyük yolculuğa
ellerim umut yüklü, ellerimde sessizlik
renklerini kuşanıp yürüyecek boşluğa
nefretini dizginleyip sensizlik
açılacak içimden sarhoşluğa

bak diyor, bak çiçekler, bu orman, kelebekler
ellerim bak titriyor, sanki bir çift yürekler
rengarenk dolanıyor içimi bir ışıltı
nehirler gibi güçlü, tutkulu bir parıltı
alevler gibi coşkun bir yağmur beni bekler

                                               -sevgili dostum Berna'ya çifte ilkleme (akrostiş)...-
                                               Bodrum - 13.08.2013

12 Ağustos 2013 Pazartesi

kırıntı

yetmeyince yağmurlar
elleri çıkar gelir
umut verir
can verir

(Bodrum - 12.08.2013)