11 Temmuz 2015 Cumartesi

kırıntı

zamanı bırakmıyorum elimden
kayıp gidiyor
sabun köpüklerine dokunuyorum
ellerim yok oluyor
tutamıyorum gözlerimi yüzümde

(Bursa - 11.07.2015)

10 Temmuz 2015 Cuma

kırıntı

artık her aşk kısa

(Bursa - 10.07.2015)

9 Temmuz 2015 Perşembe

karakulak

burası
unutulmuş bir kenarıdır evrenin
sessizliği alıkoyar

zaman
mutsuz zaman yaratıcılığıdır
kendini azarlayan

o
kendi haline bırakamaz hiçbir şeyi
dağıtır, toplar, düzenler, dağılır, bırakır
biriktirir evreni

o
tanınmaz bir yerdedir
açığa çıkmaz
uyuşturur zamanı

                                Bursa - 09.07.2015

difüzyon

çocuklarına bir şeyler öğretiyorlar
geriye biz kalıyoruz
içimizin çürüklerini çoğaltıyoruz
bununla geçiyor artık çoğu zamanımız
evimizin yarısı eski, yarısı karanlık
yarısından çoğu bizimle dolu
düş kafeslerinde özgürlük
kelepçelerimizde başkaldırı buluyoruz
son bir damla daha, hepsi geçecek
biliyoruz, sanıyoruz
bir damla daha kanıyoruz.

çocuklarına çok şeyler öğretiyorlar
kara sinekler gibi vızıldaşmayı etrafımızda
zaten eriyen bir kavun gibi içimiz
eninde sonunda olacağı buydu diyoruz
bildiğimiz şeylere içerliyoruz arada sırada
bununla geçiyor artık çoğu zamanımız
evimizin yarısı hayaletli odalar
yarısından çoğu boşlukla dolu
hiçbir yere sığmıyor ki yalnızlığımız
işte karışıyor bir damla daha
derine, yokluğa, zamansızlığa

çocuklukları her tarafı kaplıyor
hem çocuklarının, hem kendilerinin
bizi de bulup çıkartıyorlar nasılsa
oysa artık kimse bulamaz sanırdık
çünkü saklandığımızın bile farkında değiliz
kaybedip duruyoruz kendimizi ikide bir
nereye gittiğimizi hatırlamıyoruz
dokunuyoruz kendimize giderek
parmaklarımız gömülüyor tatlı bir kokuya
çürük kavun gibiyiz 

                                                  Bursa - 09.07.2015

kırıntı

bu kadar karanlık neden
bir şeye canımı sıkacaktım
unutmasaydım
bir kenara atacaktım kendimi

(Bursa - 09.07.2015)

7 Temmuz 2015 Salı

kırıntı

quite deviation

(Bursa - 07.07.2015)

6 Temmuz 2015 Pazartesi

kırıntı

gel neyimiz var neyimiz yok dökelim ortaya
şuraya bir avuç nefes koyalım
şuraya her gün geçtiğimiz yollar
şuraya geçmek bilmeyen saatler
şuraya geçip gidiveren yıllar

gel varsın acıtsın hiç çekinmeyelim
şuraya bir yastık dolusu gözyaşı
şuraya denizden çaldığımız serinlik
bir parça güneş, bir parça gök mavisi
hiçbir yere sığmayan koca bir yalnızlık
sabah sersemlikleri, gece sarhoşlukları
sonra avuntular saçalım, milyonlarca

gel hazır elimiz değmişken
boşa gitmiş binlerce kalp çarpıntısı
göz göre göre ıskalanmış bir yığın sevgi
kucaklar dolusu anlamsızlık
hepsini dizelim şöyle başucumuza

geriye bir tek sensizlik kalsın

(Bursa - 06.07.2015)

5 Temmuz 2015 Pazar

kırıntı

bir eser değil bu
sadece yürüyorum
düş kabinlerinde
içimi soyuyorum
hiç çıplak kalamadım

siz hepiniz normalsiniz
beni bu saatten sonra
bir tek kafka anlar
akdenizde yalnız kalmış
bir koya sığınmış
üçüncü dünyayım
sabırsızım yıllardır

(Bursa - 05.07.2015)

25 Haziran 2015 Perşembe

kırıntı

doğal çılgınlıklarında bulutlar...

(Bursa - 25.05.2015)

23 Haziran 2015 Salı

morphone

nasıl değiştiğini gör yalnızlığın
saçlarıma sürtünen bir gökyüzü kıvamında
nasıl eşlik ettiğini gör / nereye gitsem
nasıl yerinde saydığını anla yine de

nasıl yer değiştirdiğini gör yalnızlığın
saçlarımı okşayan bir rüzgar kıvamında
nasıl kendi içinden fışkırdığını / ne yapsa
nasıl boğulduğunu yine de kendi içinde

nasıl değiştiğini ve değiştirdiğini
kendini ve seni zamanla / farkettirmeden

                                      Bursa - 23.06.2015

22 Haziran 2015 Pazartesi

kırıntı

ah bir şey olsun diye bekleyenlerin ufacık şeylerde anlam aramaları...

(Bursa - 22.06.2015)

10 Haziran 2015 Çarşamba

kırıntı

yağmur ağlar üstüme

(Bursa - 10.06.2015)