doğal çılgınlıklarında bulutlar...
(Bursa - 25.05.2015)
Etiketler
kırıntılarım
(296)
şiirlerim
(147)
yarım şiirlerim
(43)
denemelerim
(36)
nadasta
(5)
giriş cümleleri
(1)
25 Haziran 2015 Perşembe
23 Haziran 2015 Salı
morphone
nasıl değiştiğini gör yalnızlığın
saçlarıma sürtünen bir gökyüzü kıvamında
nasıl eşlik ettiğini gör / nereye gitsem
nasıl yerinde saydığını anla yine de
nasıl yer değiştirdiğini gör yalnızlığın
saçlarımı okşayan bir rüzgar kıvamında
nasıl kendi içinden fışkırdığını / ne yapsa
nasıl boğulduğunu yine de kendi içinde
nasıl değiştiğini ve değiştirdiğini
kendini ve seni zamanla / farkettirmeden
Bursa - 23.06.2015
saçlarıma sürtünen bir gökyüzü kıvamında
nasıl eşlik ettiğini gör / nereye gitsem
nasıl yerinde saydığını anla yine de
nasıl yer değiştirdiğini gör yalnızlığın
saçlarımı okşayan bir rüzgar kıvamında
nasıl kendi içinden fışkırdığını / ne yapsa
nasıl boğulduğunu yine de kendi içinde
nasıl değiştiğini ve değiştirdiğini
kendini ve seni zamanla / farkettirmeden
Bursa - 23.06.2015
22 Haziran 2015 Pazartesi
10 Haziran 2015 Çarşamba
13 Mayıs 2015 Çarşamba
şerbet
annem gençti
pencereden bakardı güneş
ağaçlar meksika akşamları kokardı
sıcak sindiği duvar çatlaklarından
dışarı çıkmaya korkardı gündüzleri
birikirdi kuytularda
geceye saklardı kendini
başıbozuk camekanlı dükkanlara
üşüşürdü gölgeleri düşleri
bazen de geçmeyen çocuklukları
kasaba insanlarının
öğle uykusuna boğulurdu sapsarı
sokaklar
sonra perdelerin arasında
o kırmızı elbiseli kız
ilk gördüğümde bile tanıdık gelen
o sıkılmış bakışları
aynalara sakladığı yalnızlığıyla
iskemleye kurulur
şarkı söyler gibi ağlardı
beni izlerdi sessizliği
ikindi çöktüğünde sokağa
fırlar gibi uykusundan
dans ederek çıkardı
kapılardan geçerdi
rüzgara fısıldardı
şerbet gibi akardı üzerinden
sarhoşluğu
içim bayılırdı
gizeminden
sevsin beni
ama hiç bitmesin
gibi sanırdım
dünyayı
Bursa - 13.05.2015
pencereden bakardı güneş
ağaçlar meksika akşamları kokardı
sıcak sindiği duvar çatlaklarından
dışarı çıkmaya korkardı gündüzleri
birikirdi kuytularda
geceye saklardı kendini
başıbozuk camekanlı dükkanlara
üşüşürdü gölgeleri düşleri
bazen de geçmeyen çocuklukları
kasaba insanlarının
öğle uykusuna boğulurdu sapsarı
sokaklar
sonra perdelerin arasında
o kırmızı elbiseli kız
ilk gördüğümde bile tanıdık gelen
o sıkılmış bakışları
aynalara sakladığı yalnızlığıyla
iskemleye kurulur
şarkı söyler gibi ağlardı
beni izlerdi sessizliği
ikindi çöktüğünde sokağa
fırlar gibi uykusundan
dans ederek çıkardı
kapılardan geçerdi
rüzgara fısıldardı
şerbet gibi akardı üzerinden
sarhoşluğu
içim bayılırdı
gizeminden
sevsin beni
ama hiç bitmesin
gibi sanırdım
dünyayı
Bursa - 13.05.2015
kırıntı
su gibidir
tutamazsın
eline yüzüne bulaşır
çekirdekler doğurur
sonra içine düşer zaman
içinde tohumlar yumurtlar
içimin çekirdekleri çürüdü
içimin çekirdekleri dondu
dudaklarım üşüştü dudaklarına
zaman söndü
çok bekletti
elleri
elleri
su gibidir
tutamazsın...
(Bursa - 13.05.2015)
tutamazsın
eline yüzüne bulaşır
çekirdekler doğurur
sonra içine düşer zaman
içinde tohumlar yumurtlar
içimin çekirdekleri çürüdü
içimin çekirdekleri dondu
dudaklarım üşüştü dudaklarına
zaman söndü
çok bekletti
elleri
elleri
su gibidir
tutamazsın...
(Bursa - 13.05.2015)
8 Mayıs 2015 Cuma
1 Mayıs 2015 Cuma
29 Nisan 2015 Çarşamba
011235
0
boşluk
önce boşluk vardı
içinde yüzdüğümüz bu koca boşluk aslında
kaybolduğumuz katlanılmaz bir sınırsızlık
mecburiyetten aslında böyle hiçliğin ortasında
kendimize bir anlam bir yön bulmak için
masumca ufak tefek şeyler uydurmamız
ama devlerle boğuşur gibi tükeniriz sonunda
ezer devasal gövdeleri iliklerimizi
eziliriz kendi yarattığımız kocaman yoksunlukların
onlarsız artık yapamayacağımızı sandığımız
safça yok saydığımız yoklukları altında
Bursa - 29.04.2015
boşluk
önce boşluk vardı
içinde yüzdüğümüz bu koca boşluk aslında
kaybolduğumuz katlanılmaz bir sınırsızlık
mecburiyetten aslında böyle hiçliğin ortasında
kendimize bir anlam bir yön bulmak için
masumca ufak tefek şeyler uydurmamız
ama devlerle boğuşur gibi tükeniriz sonunda
ezer devasal gövdeleri iliklerimizi
eziliriz kendi yarattığımız kocaman yoksunlukların
onlarsız artık yapamayacağımızı sandığımız
safça yok saydığımız yoklukları altında
Bursa - 29.04.2015
26 Nisan 2015 Pazar
15 Nisan 2015 Çarşamba
4 Nisan 2015 Cumartesi
karanlık yarım
hemen uyku sonrası
zamanın kararsızca
yalnızlığın ürkekçe tenimi okşadığı
suratımda gizli bir yastık gibi
çığlıklarımı boğan sessizlikte
çözünüyor solgunluğu renklerin
bir bulup bir kaybettiğim bir rüya gibi
sen-sensizlik
yarım kalacaksın
hemen uyku sonrası
gittiğinde yine biliyorum
karanlık yarım kalacak
Bursa - 04.04.2015
zamanın kararsızca
yalnızlığın ürkekçe tenimi okşadığı
suratımda gizli bir yastık gibi
çığlıklarımı boğan sessizlikte
çözünüyor solgunluğu renklerin
bir bulup bir kaybettiğim bir rüya gibi
sen-sensizlik
yarım kalacaksın
hemen uyku sonrası
gittiğinde yine biliyorum
karanlık yarım kalacak
Bursa - 04.04.2015
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)