γνῶθι σεαυτόν (Apollon Tapınağı / Delphi)
Ђорђе ederlezi ederlezi
işte zamanın okları kendini vurdu
uzandım kırlara
güllerin altına kendimi koydum
dikenlerin arasına çocukluğumu
cehaleti saflığımı masumluğumu
oynayamadığım tüm oyunları
yalnız olmadığım geceleri koydum
güllerin altına kendimi koydum
beni dipsiz bir bataklıkla sarmalayan
tanımadığım, beni tanımayan
yabancı kırılgan tanışılamayan
uyudum uyudum uyandığımda
doğanın gölgesi içime vurdu
doğanın gölgesi içimde durdu
güllerin altından her şeyi aldım
güllerin altına zaten varolan
dünyayı doğayı evreni koydum
güllerin yerine kendimi koydum
minnetarlığımı koydum altına
Bursa - 06.05.2014 - Hıdırellez gecesi
Etiketler
kırıntılarım
(299)
şiirlerim
(147)
yarım şiirlerim
(43)
denemelerim
(36)
nadasta
(5)
giriş cümleleri
(1)
6 Mayıs 2014 Salı
1 Mayıs 2014 Perşembe
22 Nisan 2014 Salı
13 Nisan 2014 Pazar
11 Nisan 2014 Cuma
ışığında
içime ışık vurdu:
gözlerin;
gözlerin
içime bakıp durdu...
gözlerin;
saçların gibi
dağılır dağılırdı
sesin gibi
yankılanırdı içimde
aşk mısın?
öylesine
gelip giden
bakıp çıkan
vurup kaçan
açık saçık
uçuk kaçık
düş müsün?
gelirsin gidersin; geldiğinde
avuçlarında biriktirip ellerimi
sürüklersin düşlerimi peşinden
akıtırsın gözlerimi peşinden
ıssızlara dağlara savurursun
çıkaramam ateşini içimden
beklerim beklerim beklediğim
yoksa geldin mi
sen misin?
(Bursa/İstanbul - 10-11.04.2014)
gözlerin;
gözlerin
içime bakıp durdu...
gözlerin;
saçların gibi
dağılır dağılırdı
sesin gibi
yankılanırdı içimde
aşk mısın?
öylesine
gelip giden
bakıp çıkan
vurup kaçan
açık saçık
uçuk kaçık
düş müsün?
gelirsin gidersin; geldiğinde
avuçlarında biriktirip ellerimi
sürüklersin düşlerimi peşinden
akıtırsın gözlerimi peşinden
ıssızlara dağlara savurursun
çıkaramam ateşini içimden
beklerim beklerim beklediğim
yoksa geldin mi
sen misin?
(Bursa/İstanbul - 10-11.04.2014)
24 Mart 2014 Pazartesi
kırıntı
bu hüzün şarap lekesi gibi
biliyorsun çıkmayacak
ruhunu örseleyeceksin ovuştura ovuştura
solduğunu sanacaksın
ama en ufak bir kokusuyla baharın
ezgisiyle eski bir melodinin
içinden fışkıracak
saçmış bir kere tohumlarını derin dehlizlerine yüreğinin
durduramazsın
(Bursa - 24.03.2014)
biliyorsun çıkmayacak
ruhunu örseleyeceksin ovuştura ovuştura
solduğunu sanacaksın
ama en ufak bir kokusuyla baharın
ezgisiyle eski bir melodinin
içinden fışkıracak
saçmış bir kere tohumlarını derin dehlizlerine yüreğinin
durduramazsın
(Bursa - 24.03.2014)
11 Mart 2014 Salı
iki yüz altmış dokuz
bugün günlerden berkin
bir yerlerde birikmiş gözümüz yüreğimiz
yerinde durmaz artık
sokaklara dökülecek
bugün günlerden berkin
sokaklar dökülecek
bağırmaktan yorulmuş
soluksuz meydanlara
bir ekmeğin peşinden koşar gibi
içimde bir uçurtma
yırtık bir köşesine
takılmış yüreğimin
uçmak için çırpınan
bugün günlerden...
berkin
çocukuluğumu kaybettim ben seninle
akışkan bir hayalet
gibi dolar içime
sükunetin
bugün günlerden berkin
ey zalim
kalbi durdu
hürriyetin
Bursa - 11.03.2014
bir yerlerde birikmiş gözümüz yüreğimiz
yerinde durmaz artık
sokaklara dökülecek
bugün günlerden berkin
sokaklar dökülecek
bağırmaktan yorulmuş
soluksuz meydanlara
bir ekmeğin peşinden koşar gibi
içimde bir uçurtma
yırtık bir köşesine
takılmış yüreğimin
uçmak için çırpınan
bugün günlerden...
berkin
çocukuluğumu kaybettim ben seninle
akışkan bir hayalet
gibi dolar içime
sükunetin
bugün günlerden berkin
ey zalim
kalbi durdu
hürriyetin
Bursa - 11.03.2014
3 Mart 2014 Pazartesi
kırıntı
belki de kurtlar, kurt gövdeleri
içime kıvrılan aşk gölgeleri
gibi dağınık hayaller kurar
beni çevreleyen senden dört duvar
(Bursa - 03.03.2014)
içime kıvrılan aşk gölgeleri
gibi dağınık hayaller kurar
beni çevreleyen senden dört duvar
(Bursa - 03.03.2014)
14 Şubat 2014 Cuma
kırıntı
ne hevesimi alabildim ne hıncımı bu hayattan
içimde koruduğum boşluğa aşık
kendi sessizliğimle oyalanır
yalnızlığımı tutamayıp içimde
sustuğumu sanıp konuşurum kendimle gizlice
her sabah kırıklarını toplayıp kalbimin
avuçlarına doldururum kanlı düşlerimin
bir ufuktan diğerine boşalan
bir ölümdür içimde mayalanan
(Bursa - 14.02.2014)
içimde koruduğum boşluğa aşık
kendi sessizliğimle oyalanır
yalnızlığımı tutamayıp içimde
sustuğumu sanıp konuşurum kendimle gizlice
her sabah kırıklarını toplayıp kalbimin
avuçlarına doldururum kanlı düşlerimin
bir ufuktan diğerine boşalan
bir ölümdür içimde mayalanan
(Bursa - 14.02.2014)
zümrüdüanka
taşımıyor bedenim tüm evrenin yükünü
çiçek kanatlarımla toprağa düşüyorum
düşmüyorum da aslında dökülüyorum
çiçek kanatlarımla toprağa dönüşüyorum
çimleniyor umutlarım
toprağa değil de sanki ateşe düşüyorum
fidanlar gibi uzanıyorum boylu boyunca
besliyorum gövdemle ateşimi
cesedimle ölümümü
kendimle yokluğumu
ölüyorum küllerimden yeniden
Bursa - 14.02.2014
çiçek kanatlarımla toprağa düşüyorum
düşmüyorum da aslında dökülüyorum
çiçek kanatlarımla toprağa dönüşüyorum
çimleniyor umutlarım
toprağa değil de sanki ateşe düşüyorum
fidanlar gibi uzanıyorum boylu boyunca
besliyorum gövdemle ateşimi
cesedimle ölümümü
kendimle yokluğumu
ölüyorum küllerimden yeniden
Bursa - 14.02.2014
13 Şubat 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)