12 Ağustos 2013 Pazartesi

kırıntı

yetmeyince yağmurlar
elleri çıkar gelir
umut verir
can verir

(Bodrum - 12.08.2013)

7 Ağustos 2013 Çarşamba

kırıntı

zamanın sarhoşluğu
yalpalardı içimde
tökezlerdi içimde

(Bodrum - 07.08.2013)

tatil

eğer tatil olsaydı
gör bak neler yapardım
ağaçlarda yıkanır
denizlere tırmanır
çiçeklerle koşardım

(Bodrum - 07.08.2013)

kırıntı

kendi taşlarından bıkıp
dökülür köprü
yalnızlığın içine
kendi sessizliğiyle konuşur
susar gibi


Bodrum - 07.08.2013

tortu

bir yıl aradan sonra
denizi ilk gördüğümde duyduğum
her sene giderek azalan
o çocuksu sevinç
ağlamaya başladı
içimde


beyaz evleriyle tepeler
üzerine yıkıldı
dallarıyla rüzgarları okşayan
titrek çam ağaçlarının
içimde


çok yavaş değişen bir şeyler
ne kadar da çok birikmiş
sinsice, haince, birdenbire
tıkamış damarlarımı
çökelmiş yüreğime
keskinliği kaybolmuş düşlerimin
körelmiş umutlarım
içimde


ve hiç değişmeyen
dokunulmadan kalakalmış
başka bir şeyler
fısıldar
ölmek için
yalvarır gibi
duyulmaması imkansız
bir biçimde


                                    Bodrum - 07.08.2013

6 Ağustos 2013 Salı

şehvet

kenar mahalle
her gün
sabah akşam
gider gelir
gider gelir
akar durmadan
yapış yapış
boşalır bütün boşluklarına
şehrin


kendinden geçer
inler şehir
inler şehir
kurtulduğu yalnızlığa
gömülür sonra


                                 Bursa - 06.08.2013

5 Ağustos 2013 Pazartesi

tüm çiçekler siyahtır

karanlığın rengi düştü
tüm çiçekler altı üstü 
siyahtır

ah çevirin yüzümüze
kara ölüm kuşlarını
türlü türlü ölümlerin
buram buram toprak kokan
boz bulanık düşlerini

zamanın biriktirdiği
nefesini yıldızların
çekip durun içinize
kırılsın avuçlarınız
ciğeriniz paralansın

zamanın elinden kaçıp
gel yanıma sen
yalnızlığın üstü kalsın

(Bursa - 05.08.2013)


kırıntı

içimde bu paslı deniz o günlerden kalan
ve güneşe yüz çevirmiş bir renksiz orman
öpücüklerle beslenen sönmüş bir yangın

külden dalgaları beynime dolan

(Bursa - 05.07.2013)

30 Temmuz 2013 Salı

das kapital

yaptıklarım bellidir
korkak düşler satarım
yanan ormanlar satarım

yapayalnız oturan
heykel adamlar yaparım

toprağı avuçlayıp
ordan oraya taşıyan
rüzgardır kanatlarım

(Bursa - 30.07.2013)

kuruntu

bana saat demeyin
koşturacak yeni yerler bulmayın habire
içimi itekleyen bakışlarla
etrafımda sabırsızca dönmeyin
durup durup
yelkovanlar bırakmayın yastığıma
kaburgalarıma batan

bütün hayat bir kuruntudur
ne yapsanız

ne yapıyorsanız
yapmayın

yapmayın

(Bursa - 30.07.2013)

27 Temmuz 2013 Cumartesi

p.tesi/çarş

hiçbir şeye benzemez pazartesi
bir insanı sonuna dek yaşamak neden
ta içine dek, dibine dek, boşaltana dek
kanına, kemiğine, iliğine dek
kendinin sığlığında bile boğulmamışken daha
elini tutuvermek neden ansızın
zamanını zamanına uydurmak neden
her şeye benzeyen bir çarşamba

(Bursa - 27.07.2013)

24 Temmuz 2013 Çarşamba

nefes veren

çilek kokulu ölüm tadında umut
türlü türlü sen olarak içimde 
yağmurdan korkan ıslak taylar gibi
huzursuzca ve ürkekçe 
bekleşen
ılıklığıyla uyuşmuş düşlerinin
soluksuzluğunda nefes alan
nefes veren

hiçbir zaman var olmayacak
hiçbir zaman yok olmayacak
beklenmeye doymayacak...

hiçbir şey olmayacak...
hiçbir şey olmayacak...

                                    Bursa - 24.07.2013
                                                 -yeni evimde-